18 Şubat 2009 Çarşamba

Poker Moker 2

evet efendim bugün ki dersimiz.

TEKSAS HOLD'EM POKER

  • Teksas da her oyuncuya ikişer kağıt dağıtılır. bu kağıtlar gizli tutulur.
  • Ayrıca bir nokta vardır ki; kağıtlara tek elin temas etmesi ve kağıtların masada kalması.Bu oyuna hilenin karışmaması açısından önemlidir.Oyun daha sonra 5 adet kartın ortaya açılmasıyla devam eder.
  • Oyunun amacı bu iki kartı sonunda dağıtıcının (dealer) önüne sereceği beş kart (board) ile birleştirip oyuncular arasında en iyi poker elini yapmaktır. (2+3 , 1+4)
  • Bu 5 karttan ilk 3'ü aynı anda açılır ve bu seriye flop denir. Sonra 4. kart açılır (turn) ve en son el olarak da 5. kart açılır (river). Her seri arasında oyun bir tur döner.
  • Teksas da hiç bir oyuncudan bahis girişi yapılması istenmez bunun yerine blind yani kör bahis vardır.
  • Oyun, dağıtıcının sol tarafındaki oyuncunun belirlenen para miktarınnı kağıtlar dağıtılmadan önce koyması ile başlar.
  • Bu 1. bahis bittikten sonra dağıtıcı destenin en üstünde ki kartın görülmüş olma riskini ve aldatmacayı ortadan kaldırmak için kartı alır ve oyun dışı bırakır bu karta burning denir. Ve ilk üç kart açılır.
  • Kişilerin 3 seçeneği vardır ; çağırma (call) , yükseltme (raise) , rest (all-in) veya pas (fold).Pas için, oyuncu kartlarını kapalı olarak önüne koyar ve masanın ortasına sürer ve burada muck (gizleme) oluşturulur.
  • 2. bahisten sonra dealer yeniden bir kart yakar ve 4.kartı açar (turn card).
  • 3. bahis yapılır dealer 3. kardı yakar ve 5. yani son kart açılır (river).
  • ve Final Betting Round yapılır. Yani son bahisler söylenir ve oyunda kalan oyuncular sırayla kartlarını açarlar (show down).
    ve yerdeki pot yani oyunda dönen para miktarı kazanan oyuncuya verilir.

Poker Moker

Poker de eller

Poker oyununun tam olarak ne zaman ortaya çıktığını araştırdım ancak çok net sonuçlar elde edemediğim için burda sizinde kafanızı karıştırmak istemiyorum. Muhtemelen çeşitli oyunlardan türeye türeye bu halini almıştır. Poker oyunu dünya çapında birçok arka oda oyunlarından başlayarak bugünün casinolarına kadar yıllar boyu evrim değiştirdi bugün ise bir çok meşhur yer ve kişilerle zengin bir tarihe sahip.Poker bugün en hızlı büyüyen fakat zor tanınan spor hadiselerinden biri olduğundan dolayı bende nedense size bu blogumda pokerden bahsetmek onun hakkında temel bilgiler vermek istedim.buyrun işte en temelinden başlayarak önce elleri öğrenelim :)

Royal Flush-Royal Renk

aynı türden 10-vale-kız-papaz-as. öğneğin karo 10, karo vale, karo kız, karo papaz, karo as varsa elinizde royal flush var demektir. bunlar en destedeki en yüksek kartlar olduğu için en üstün eldir.

Straight Flush-Sıralı Renk

aynı türden numara sırasına göre 5 karttır.

Four of a Kind-Kare

aynı rakamlı 4 kardın birden elde olmasıdır. örneğin maça 9, sinek 9, karo 9, kupa 9.

Full House-Full

aynı rakamlı 3 kart ile aynı rakamlı 2 kartın olması. eğer iki oyuncuda birden full varsa bu durumda 3 kart grubunda kimin rakamı daha yüksekse o el kazanır.

Flush-Renk

Aynı türden 5 kart. oyunda birden fazla renk warsa rakamı yüksek olan kazanır.

Straight-Kent

numara sırasına göre dizilmiş 5 karttan oluşur. kartlar değişik türden olabilir. örneğin maça5, kupa6, karo7,sinek8, karo9.

Three of a kind-Üçlü

aynı rakamlı değişik türden 3 kart.

Two Pair- Döper

Aynı rakamlı 2 kart değişik türden ve yine aynı rakamlı 2 kart değişik türden. Eğer birden fazla oyuncuda De Per varsa, en yüksek rakamlı çiftin olduğu el kazanır. Eğer yine eşitlik varsa, ikinci çift kartın daha yüksek olduğu el kazanır.Yine eşitlik varsa, 5. kartı daha yüksek olan el kazanır.

One Pair-Per

Aynı rakamlı 2 kart değişik türden. Eğer birden fazla oyuncuda bir per varsa, en yüksek rakamlı kartın olduğu el kazanır.

High Card-Yüksek Kart

kimsede bu yukarıda sayılanlardan biri yoksa elinde en yüksel kağıdı olan kazanır.

8 Şubat 2009 Pazar

Reklamlar

porche nin reklamından yola çıkarak diğer reklamlara da göz attım ve enteresan bulduklarımı kaydettim.
üretim sektöründe ki rekabet hem kalite anlamında hem de görsel anlamda tüketicilerin işine yarıyor.












O bilge arabasını neden sattı sanıyorsunuz?

Gerçekten mükemmel bir reklam slagonu.
Direk ferrariye gönderme yapsada veya arabanın ferrariden ne kadar iyi olduğu tartışma konusu olsada bence reklam tarihinin en başarılı örneklerinden birisi olan bir slogandır. zaten doğuş otomotiv reklam konusunda baya iyidir.


7 Şubat 2009 Cumartesi

Acun Ilıcalı

bu kadar popüler olduğu ve gerçekten artık başarısını, zekasını özellikle tv dehasını kanıtladığı bir dönemde onun hakkında yazmamak olmazdı..

yıllarca ulan bütün dünyayı geziyor bide üstüne para kazanıyor diye kıskançlıkla izlediğim bir insandı. ancak okadar gez okadar kadıköy anadolu mezunu ol o ingilizce pek yakışmıyor acun'a tamam güzel söylemek istediğini söylüyor ama ne biliyim eksik bişiler var. adriana ya da yani
your looks are enough denmez be kardeşim.

ama kesinlikle kendini izleten bir adam yani kendi programını geç her çıktığı yerde sürekli aynı anılarını da anlatsa her seferinde izliyorum.
çünkü belliymiş nasıl bir fırlama olucağı daha lise yıllarında. boğaziçini okadar kazanmak istiyomuş ki istanbulu kazandığından yıkılmış ve kapısının önünden bile geçmeyip her sabah okula diye çıkıp boğaziçine gidiyomuş. boğaziçinde ki tüm hocalar onu kendi okullarının öğrencisi sanıyormuş. örneğin bu acıklı hikayeyi belki 456 kere anlattı insanın yazıktır alsaydınız bari boğaziçine diyesi geliyor.

şaka bi yana tuttuğu her taşı koparan bir insan ve gerçekten zeki olduğunu düşünüyorum. kişisel hayatını nasıl bir insan olduğunu bilemem ama bi spor muhabirliğinden gelip şimdi christina aguilera, 50 cent, adriana lima ile program yapmak kolay değil. özellikle onları ikna etmek için türkiyede yayınlanan kendi programı varmısın yokmusunu izletmiştir.
bir iki kere bu programı izleyerek onları hiç bilmedikleri daha önce gelmedikleri bir ülkeye getiricek enerjiye sahiptir bu adam.
bizim evdekiler sanki arkadaşlarıymış gibi programda ki tüm yarışmacıların adlarını memleketlerini biliyorlar. kolay değildir o kadar tv deki karakteri evden biri yapmak.
acun ılıcalı bunu başarmış nadir televizyonculardan biridir.
kendisine bu yüzden saygı duyuyorum.

Revolutionary Road

yani yazarken bile heycanlanıyorum
son zamanlarda izlediğim en güzel filmdi.

oyuncuları zaten birbirlerine olan uyumlarını yıllar önce kanıtlamış Kate Winslet ve Leonardo Di Caprio. yönetmen ise Winslet ın kocası Sam Mendes. sanırım bundan fazla bir uyum beklenemez.
lütfen artık leonardo bu rölüyle bir oscar heykelciği alsın artık bu adamcağızında onu alması gerekir yazıktır günahtır. leo nun alanlardan neyi eksiktir? tabi kate hanımında oyunculuğuna diyecek lafım yok. zaten ikisinide ayrı ayrı çok severim. bir filmde ikisinden birinin oynaması yeterlidir benim için. böle bir kaç oyuncu daha var eğer onlar varsa mutlaka görmek isterim o filmleri. e tabi iki sevdiğim oyuncu aynı filmde olunca tadından yenmiyor adeta. 5 kez oscar adayı olup alamayan kate winslet ve 3 kez aday olup alamayan leonardo di caprio bu filmle adaylıklarını 6 ve 4 e yükselticektir ve ikisinden biri kesin alacaktır diye düşünmekteyim üstüme vazife olmayarak.
ancak kate winslet golden globe da heykelciği kucaklamış hatta anjelina jolie ye de gider yapmıştır :)


gerçekten etkileyici bir film uzun zamandır bu kadar iz bırakan film olmamıştı. film bittikten sonra kapatamadım bilgisayarı kalakaldım
detaya girip filmi anlatmaya çalışmak saçma mutlaka izlenmesi gerekiyor.

hele hele emlakçının psikolojik olarak rahatsız oğlu april a dönüp o doğacak çocuk olmak asla istemezdim demiyor mu.. o aileyle mutsuzluğuyla ilgili pencereyi açıyor sende gerçekle yüz yüze kalınca neye uğradığını şasırıyorsun..

Entourage

uzun zamandır blog yazmadığımı farkedip
derin bir mutsuzluğa kapıldım. ancakk aklımda yazıcakk çok şey olduğundan
bu açığı kapatacağım sevgili blog severler :))))))

koskocaa tatil ne yapsam diye çok fazla kafa yormadan kendimi film ve dizilere adadım adeta..
entourage'ı aldığı ödüllerle falan duyup hep izleyesim vardı ama bi türlü tv de yakalayamadığım için bende peşini kovalamıyordum. ama sevgili dvd cimin dizi arşivinde görünce şimdi izlemenin sırasıdır die aldım.
iyiki de almışım bikere bölümler 25-30 dakika yani insanın içini baymıo daha ne olduğunu anlamadan bitiyo ve bölümün tadı damağında kalıo o yüzden bir an önce diğer bölüme geçmek istiyorsun. ben izlermiyim izlemezmiyim diye önce sadece ilk sezonu aldım ama hemen bitince ertesi gece koşarak diğer sezonlarıda aldım. ilk sezonu hemen bitirdiğime bakmayın sadece 8 bölümden oluşuyor yani bi kaç saatte bitti.

mark wahlberg dizide executive producer olarak görev yapıyor. rivayetlere göre ise dizi onun ilk ünlü olma çabasında ki günlerden esinlenerek yapılmış.
dizinin ünlü kaynıyor. her bölümde birini görmek mümkün. ve hepsi çoğunlukla kendini oynuyor bu da diziyi izlenebilir kılan diğer artı özellik.
ayrıca los angeles ı izledikçe seviyor insan.
ingilizce küfür dağarcığınız kesinlikle gelişicek bu diziden sonra.
dizinin konusu ise ünlü olma yolunda ki birinin yanındaki 2 kankası ve abisiyle yaşadıkları.
çocuğun resmen parazitleri gibiler ama jön ümüz onlarsız tuvalete bile gitmiyor her filminde her toplantısında yanındalar.
ayrıca jön ümüzün asistanı ari ise kesinlikle mükemmel!
2005,2006 ve 2007'de Altın Küre Ödüllerine En İyi Komedi Dizisi ve En İyi Yardımcı Aktör (Jeremy Piven) aday gösterilmiş ve mükemmel olduğunu ödülü alarakta kanıtlamıştır.